ANNE SÜTÜ NASIL OLUŞUR?NASIL SALGILANIR?


26/10/2009 · Kategori: kadin

Sütün Oluşumu

Meme bezinin gelişmesinin amacı, süt oluşturmaktır. Bu terim, süt salgılamak, bu salgıyı sürdürmek ve meme bezinin boşaltılması (sütün akıtılması) gibi çeşitli olayları kapsar.

Sütün salgılanması

Gebe kadında süt salgılanmasına, 2,5 aya doğru başlayan ve gebeliğin son üç ayında en yüksek miktarına erişen kolostrumun salgılanması öncülük eder; bu, sütünkinden farklı olan yapısı serumunkine yaklaşan, opal renginde bir sıvıdır. Süt, doğumdan sonra salgılanmaya başlar; çünkü, gebelik süresince, östrojenlerin ve progesteronun önleyici etkisiyle salgılama engellenmiştir; süt salgısı, ne dölütün dışarı atılmasıyla ne de dölyatağında oluşan boşlukla ilgilidir; etenin (son) dışarı atılmasını izleyen hormon düzeyindeki apansız düşüşe bağlıdır. Damardan ya da ağızdan yüksek dozda östrojenler verilmesi, süt salgısını engeller.

Doğumdan sonra progesteron düzeyindeki düşüş, meme bezini, süt salgılanmasında başlıca rolü oynayan ve hipofiz tarafından salınan bir hormon olan prolaktinin etkisine duyarlı kılar. Bezi, süt salgısına hazırlamada, etenden alınan süt yapıcı hormonun da rolü vardır.

Görüldüğü gibi, süt salgılanmasında ve salgılamanın sürdürülmesinde, birçok hormonun ortak etkisi gereklidir.
Sütün dışarı atılması

Yeni doğmuş çocuğun meme başını emmesi, sinirsel ve hormonsal bir refleksi başlatır; meme başı düzeyinde yerleşmiş duyualıcılar, sinirsel uyarıları beyne iletirler.

Öte yandan, memelerde oluşturulan sütün, düzenli olarak atılması gerekmektedir; süt atılmazsa, meme bez torbacıklarında, salgılamayı durduran bir basınç artışı olur. Boşaltımı sağlayan, hipofizin salgıladığı oksitozin ve vazopresin adlı iki hormondur. Yeni doğmuş çocuğun emme hareketiyle meme başında başlatılan uyarılar, oksitozinin hazırlandığı yer olan beyne kadar çıkar ve bu hormon, kan yoluyla meme bezi hücrelerine kadar gelir.

Süt salgısının durması

Süt salgısı, çocuk memeden kesildiğinde ya da süt bittiğinde sona erer. Memeden kesme, prolaktinin salgılanması için gerekli uyarıyı yokeder. Basınç artışı, daha sonra ortaya çıkar.

Memeler üstüne baskı yapma, sulu besinler ya da sidik söktürücü ilaçlar, süt salgılanmasını bozarlar. Uzun dönemde, meme başı düzeyinde uyarılar sürdüğü halde, salgı hücrelerinin tükenmesi nedeniyle, süt salgısı kendiliğinden kesilebilir.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

KORUNMASIZ İLİŞKİ SONRASINDA HAMİLE KALMAYI ÖNLEMEK İÇİN YAPILMA


26/9/2009 · Kategori: kadin

Korunmadan seks yaptıktan sonra oluşabilecek bir hamilelikten korunmak için 2 metod var, ama ikisinin de başarısı regl döneminizle ilgili.
 İlk metod, seksten sonra ilk 72 saat içerisinde alınması gereken bir hapla ilgili. Eğer onu almak için geç kaldıysanız yapmanız gereken tek şey, ilk beş gün içinde doktora başvurup diğer doğum  konrol yöntemini size uygulamasını istemeniz. Şunu hatırlatmadan geçmeyelim: İlk kez korunmasız seks yaptığınız zaman hamile kalma riskiniz yüzde 20'den fazla değildir. Çünkü organlarınız bu değişikliğe bakmayıp ilk önce yumurtanın oluşmasını engelleme eğilimindedir. Ama tabii ilk ilişkide, hatta regl döneminde bile hamile kalanları unutmamak gerekiyor.
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

GÜÇLÜ BİR KADIN OLMAK İSTİYORSANIZ ?


24/9/2009 · Kategori: kadin

Nasıl güçlü kadın olunur?Güçlü bir kadın olmak için servet sahibi olmanız gerekmiyor. Siz de sevilen, herkes tarafından övgüyle bahsedilen, kendinden emin ve başarılı bir kadın olabilirsiniz.
Sevilen biri olmaya özen gösterin

Ne kadar iyi ve anlayışlı davranırsanız davranın herkesin sizi sevmesi tabii ki imkansız. Ama en azından elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız. Karşınızdaki kişiden hoşlanmıyor olsanız bile size karşı pozitif duygular beslemesini sağlayabilirsiniz. Bunu bir oyun olarak düşünürseniz belki sevmediğiniz kişilere iyi davranmak daha kolay olabilir. Özellikle iş yerinde duygularınızı bir kenara bırakmanız yerinde olur. İleride karşınıza çıkacak bir iş teklifi ya da terfinin başkası tarafından engellenmesini istemiyorsanız, bazı durumlarda bir maske takabilirsiniz. Bu kural yalnızca iş hayatında geçerli değil. Özel hayatınızda da çevrenizdekilerin, örneğin beğendiğiniz bir erkeğe karşı sizin hakkınızda iyi konuşmasını istersiniz. Sevilen biri olmak size güç verir. Çünkü iş ya da özel hayatınızda başarılı olmak için hakkınızda yapılacak yorumların pozitif olması önemlidir. Çevrenizin geniş olması ve istenen biri olmak sizin daha güçlü bir kadın olmanızı sağlayabilir.

Sırlarınızı herkesle paylaşmayın

Herkesin duymasını istemediğiniz bir sorun yaşıyorsanız ya da bir sırrınız varsa bunu yalnızca dostlarınızla paylaşın, herkese anlatmamaya çalışın. Özellikle arkadaş seçiminizi yaparken, başarınızı sorgulayan ya da nasıl elde ettiğinizi merak edenleri değil, sizin mutluluğunuzdan mutlu olan kişileri arkadaş çevrenize kalmanızda yarar var. Eğer sizi ya da başkalarını kıskanan bir arkadaşınız olduğunu düşünüyoranız o kişiyle ilişkinizi yüzeysel tutmaya çalışın. Güçlü bir kişiliğe sahip olabilmeniz için güçlü arkadaşlıklara da sahip olmanız gerekir. Sırlarınızı herkese anlatmadığınız sürece sizi kıskanan kişilerin eline koz vermemiş olursunuz. Etrafmızdakiler sırlarını anlatmak isterlerse onları dinleyin ancak karşılığında kendinizinkileri onlara vermek zorunda olmadığınızı bilin.



Düşman kazanmaktan kaçının

Bazı durumlarda insanın sinirlerine hakim olması zor olabilir ya da olaylar karşısında objektif davranamayabilir. Ancak güçlü bir kadının bunları öğrenmesi gereklidir. Eğer sizinle ilgili olumsuz bir olay yaşanıyorsa ve sinirlerinize hakim olamıyorsanız, cevabınızı o anda vermeyin. Bulunduğunuz ortamdan çıkıp, iyice düşünün ve sakinleştikten sonra tavrınızı ortaya koyun. En azından derin bir nefes alıp, karşınızdaki kişiyi kendinize düşman etmeden tartışın. Çünkü bir kadın güç kazandıkça, düşmanları artmaya başlar. Bu yüzden dikkatli olun ve düşman kazanmaktan kaçının.

Başkalarına yardım etmekten çekinmeyin

Maddi ve manevi olarak güçlü hissetmek için insanlara yardım etmeniz önemlidir. Güç denilince, zaman zaman karşısındakileri ezmek zorunda kalan, disiplinli bir kadın aklınıza gelebilir. Fakat aslında güçlü olmak için başkalarına, özellikle ileride sizinle calışabilecek potansiyele sahip kişilere yardım etmelisiniz. Eğer kendi işiniz varsa, elemanlarınıza ne kadar iyi davranırsanız davranın sizden hoşlanmayan birileri mutlaka olacaktır. Bu yüzden seçtiğiniz bir vakıfa vardım edip, elemanlarınızın ve rakiplerinizin bu yardımlarınızdan haberdar olmasını sağlayabilirsiniz. Bu sayede hem yardım etmiş hem de sizden hoşlanmayan kişilerin sempatisini kazanmış olursunuz.

Kendine güvenmeli

Güçlü olabilmek yalnızca işiniz ve sosyal hayatınızda yakaladığınız başarıyla tamamlanmayabilir. İlk önce kendinize inanmanız ve güvenmeniz gerekiyor. Yaptığınız ve söylediğiniz sözlere her zaman dikkat edip arkasında durmalısınız. Kendinize güvendiğiniz takdirde etrafınızdakilerin size olan hayranlığı da artabilir. Kendine güvenmeyen bir kadın güçlü görünemez. Yürüyüşünüz, konuşmanız ve kıyafetleriniz kendinize güveninizle orantılı olarak değişir. Bu yüzden kendinize güvenin ve yaptıklarınızdan emin olun.


İş arkadaşınızla flört etmeyin

Aynı işyerinde çalıştığınız bir erkeğe aşık olmak sizi güçsüz gösterebilir. İlk başlarda hiç kimseye bahsetmek istemediğiniz ilişkinizde problemler yaşandıkça güçsüz yönünüz ortaya çıkabilir. Daha sonra çıkacak dedikodulara ve birlikte çalışmanın getirdiği olumsuzluklara yer vermemek için iş yerindeki erkeklere mesafeli davranmalısınız, işyerinde beğenilmek ve teklifleri geri çevirmek kendinize olan güveninizi ve güçlü kadın imajınızı artıracaktır.

Erkeksi bir hobiyle ilgilenin

Diğer kadınlardan farklı olun ve erkeksi bir hobiyle uğrasın. Bu sizin güçlü görünmenize yardımcı olacaktır. Mesela yelken ve otomobil yarışı gibi farklı sporlarla uğraşın. Değişik bir uğraşla ilgilenmek kendinizi iyi hissetmenizi de sağlayacaktır. Bu tarz sporlar yaparak farklı sektörlerden insanlarla sosyalleşebilirsiniz. Ayrıca bu tip rekabetçi ve zorlu sporlar, iş ortamında rekabet gücünüzün de artmasını sağlayabilir. Elbette resim, müzik ya da seramik gibi hobileriniz de olabilir ama erkeksi bir hobiyle ilgilenmek erkek rakiplerinizin saygısını kazanmanıza yardım edecektir. Sizi herhangi bir kadın gibi değil, güçlü, farklı bir rakip gibi göreceklerdir.

Teknolojiyi takip edin

Teknoloji hayatı kolaylaştıran en önemli unsurlardan biri sayılabilir. Bilgisayar kullanmayı bilmeyen bir kadının bu dönemde güçlü bir görünüm oluşturması biraz zor olacaktır. Eğer bilmiyorsanız kursa gitmenizde fayda var. Diğer teknolojik aletlerden ya da programlardan haberdar olmaya çalışın. Elemanlarınızın ya da patronunuzun, bilmediğiniz bir teknolojiyi size açıklamalarına izin vermeyin. Bilmiyorsanız bile, konuyu geçiştirin ve mutlaka en kısa zamanda öğrenin. Başarılı ve güçlü olmak istiyorsanız sektörünüz ve ilgi alanlarında olan teknolojik yeniliklerden kesinlikle haberdar olmalısınız. Özellikle altınızda çalışan iş arkadaşlarınızın, bulunduğunuz konuma teknolojiyi bilmeden nasıl geldiğinizi düşünmelerine izin vermeyin. Tabii ki her yeni çıkan aleti bilmeniz imkansız ama mümkün olduğu kadar bilgi sahibi olun ve ne işe yaradıklarını öğrenin.



Erkek arkadaş seçimini doğru yapın

İlişkiye başlayacağınız erkeği iyi seçmeniz gerekiyor. Eğer güçlü bir kadın olmak istiyorsanız, sizinle birlikte olacak kişinin de güçlü olması gerekiyor. Bulunduğu iş konumu, eğitim düzeyi, kültür seviyesi gibi kriterler burada oldukça önem kazanıyor. Çünkü siz ne kadar güçlü, kendine güvenen bir tip olursanız olun, sevgiliniz içine kapanık, kendine güvensiz bir erkekse siz de güçsüz görünürsünüz. Kendi kriterlerinize uyan bir erkekle birlikte olmadan önce yalnızca duygularınızla değil mantığınızla da hareket etmelisiniz. Güçlü kadınlar mantıklarını duygularının önüne geçirmeden hareket ederler. Siz de güçlü kadınların arasında yer almak istiyorsanız, duygularınızla mantığınızı dengelemekle işe başlayabilirsiniz.

Dış görünümünüze özen göstermelisiniz

Kıyafetleriniz, saçınız ve makyajınız güçlü bir görünüm sağlamanız için çok önemli. Kıyafette dikkat etmeniz gereken en önemli nokta çanta ve ayakkabı seçiminiz. Çantanız ne çok büyük, ne de çok küçük olmalı. Ayakkabılarınız her zaman yeni gibi durmalı ve topuklu giymeye çalışmalısınız. Renk tercihiniz siyah ve beyaz gibi klasik renklerden yana olmalı. Özellikle iş hayatında kullandığınız kıyafetlere önem vermelisiniz. Evden apar topar çıkmış bir görünüme sahip olmamalısınız. Sanki çok erken kalkıp hazırlanmışsınız hissini vermelisiniz. Yeni işe başlıyor olsanız bile profesyonel görünmelisiniz. Unutmayın yalnızca güzel ve düzgün giyiniyorsunuz diye birçok müşteriyle görüşmeye sizi yollamak isteyebilirler. Bu gibi fırsatları iyi kullanmanız gerekiyor. Saçlarınız ve makyajınız ise olabildiğince sade olmalı, işten çok saçlarınız ve makyajınızla uğraşıyor gibi durmamalısınız.
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

PARFÜM SEÇMENİN İNCELİKLERİ


24/9/2009 · Kategori: kadin

Koku, hayatın anlarını yeniden hayata geçirir" diyor ünlü modacı Karl Lagerfeld. Parfümler kadının görünmeyen ama baştan çıkaran en önemli aksesuarlarından.

Sadece tek bir notası bile erkekleri büyülemek için yeterli. İyi bir kokunun, onu kullanan kişinin karakterini yansıtması ise en belirgin özelliği. Bu yüzden bu kadar geniş bir koku yelpazesi içinde herkesin kendine uygun parfümü bulması, biraz zaman alan bir deneyim.

Altın parfüm kuralları

1-Doğru parfümü nasıl bulursunuz?
Bir parfüm satın almanın en doğru zamanı sabah saatleridir. O süreçte henüz koku alma duygusu uyanıktır ve gündelik kokular henüz havaya karışmamıştır. Ama yine de burnun çok kolay yorulduğunu belirtmekte fayda var. Öyle ki, sadece üç koklamanın ardından aradaki farkı ayırt etmekte zorlanmaya başlar. Bu yüzden uzmanlar koku duyunuzu temizlemenin en iyi yolunun taze bir kahveyle mümkün olabileceğini belirtiyor. Kahve aroması diğer tüm kokuları nötralize ediyor ve sonraki seçimleriniz için size yeniden fırsat yaratıyor. Denediğiniz parfümü el bileğinizin içinde değil aynı zamanda yanınızda taşıyabileceğiniz deneme çubuklarından koklayın. Böylelikle aralarından seçim yapamadığınız farklı kokuları evde yeniden test etme imkanı bulabilirsiniz.

2- Parfüm ne zaman ve nasıl kullanılmalı?
Uzmanlara göre, parfümün en ideal sürülme zamanı duş sonrası. Hızlı kan dolaşımı dolayısıyla oluşan vücut ısısı, kokunun cilde daha kalıcı bir şekilde alınmasını sağlıyor ve aromasının değişmesini önlüyor. El bileğine sürülen parfüm ise ovuşturmanın etkisiyle molekülleri zarar gördüğü için koku kimliğini kaybediyor. Parfüm gurusu Estee Lauder'ın parfüm sürmeyle ilgili efsane bir yöntemi var; kokuyu önce havaya sıkın ve daha sonra oluşan koku bulutunun altında durun...
3- Parfümün en kalıcı olduğu bölgeler
Kokunun kalıcılığını uzatan en ideal vücut bölgeleri arasında şakaklar, iki göğüs arası ve kol içleri öne çıkıyor. Vücudun bu belirtilen bölgeleri kan damarlarının cilde en yakın olduğu yerler, dolayısıyla buralarda ısı daha yüksek. Bu da kokunun bu bölgelerde mükemmel şekilde tende hapsedilmesini sağlıyor. Kulak arkasına koku sürme alışkanlığını derhal değiştirin! Çünkü bu bölgede cilt daha fazla yağ üretiyor, o da kokuyla bir araya geldiğinde içeriğinin değişmesine yol açıyor.

4- Parfüm nerede saklanmalı?
Hepimizin parfümlerimizi sergilemeyi en sevdiğimiz yerlerden biri banyolar. Ancak bu aydınlık, sıcak ve nemli ortam, parfümün ömrünü kısaltıyor. En iyisi kapağı kapalı olarak nemsiz, serin ve karanlık bir yerde, örneğin dolapta ya da çekmecede saklamak... Hatta buzdolapları, parfümler için ideal yerler olarak tavsiye ediliyor.

5- Kokuları karıştırabilir miyiz?
Aslında her kokunun kendi içinde bir uyumu söz konusu. Birkaç farklı kokunun aynı anda kullanılması, hafif bir uyumsuzluk yaratabilir. Dolayısıyla her parfümün kendi kişiliği zarar görür ve ortaya kötü kokular da çıkabilir. Parfümlerinizi karıştırarak kullanmak istiyorsanız, en azından aynı koku ailesinden olmalarına dikkat edin.

6- Neden parfümler her tende farklı kokar?
Parfümler alkol, bir dizi aromatik yağ ve sudan oluşmaktadır. Bu yağlar ciltle buluştuğunda her ten tipine göre farklı reaksiyon gösteriyor. Bir tende hafif diğer tende güçlü reaksiyonlar da farklı şekilde kokmalarına neden oluyor.
7- Gün içinde parfümü değiştirmek mümkün mü?
Bunun için önceden mutlaka duş alınmalı mı?
Duş almak parfüm değiştirmek için mutlaka yapılması gereken bir eylem değil. Kokular yaklaşık dört saat içinde notalarının büyük kısmını kaybettiklerinden, bu süreden itibaren başka koku kullanmanızda sakınca olmayacaktır.

8- Hangi koku ne zaman kullanılmalı?
Ağır, oryantal kokular özel gecelerde hoş durabilirken, bir iş yemeği için fazla kaçabilir. Dolayısıyla gün ne kadar erken başlarsa, parfüm de o kadar hafif olmalı. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise daha ağır kokular kullanabilirsiniz.

9- Bir kokunun kalıcılığı ne kadardır?
Genel kural; bir parfümün alkol içeriği ne kadar fazlaysa kalıcılığı da o kadar uzundur. Saf bir parfümün koku konsantrasyonu yüksektir, ancak düşük alkol oranına sahip kokuların en geç altı ay içinde tüketilmesi gerekmektedir. Eau de parfum ve eau de toilette, alkol oranı yoğun kokular olduğundan üç yıla kadar dayanabilir. Eğer parfümünüzün kokusu ve rengi değişmişse yapacağınız tek şey onu atmaktır.

10- Parfümün tendeki kalıcılığı nasıl sağlanır?
Parfümün kalıcılığı cildin tipiyle yakından alakalıdır. Kuru ciltler kokunun aromatik içeriklerini yağlı ciltler kadar iyi muhafaza edemez. Bu yüzden parfüm denerken, cildinizin küçük bir bölgesine hafif yağlı ve kokusuz vücut losyonu sürüp parfümü bunun üzerine sıkın

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::