YÜRÜTEÇ YARALI MI?ZARALI MI ?


5/12/2009 · Kategori: _ocuk

Çoğu anne yürüteçlerin bebeklerin gelişim ve sağlığı üzerinde zaraı olup olmadığını merak eder.

Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Metin Doğan,”Yürüteçler” ile ilgili olarak annelerin dikaktini çekiyor ve ”Çocukların parmak üzerinde yükselmesi bacağın arka tarafındaki adalelerde aşırı yüklenme yaratırken, ön taraftaki adaleler zayıf kalıyor. Ayakta deformasyon ve şekil bozukluğu, arka taraf tendonlarda kısalma görülüyor” şeklinde konuşarak yürüteçlerin birtakım zararları olduğunu belirtiyor.



Yürüteç kullanımı yerine, anne-babanın bebeklerinin ellerinden tutarak adım atmasına yardımcı olmalarının, duygusal iletişimin kuvvetlendirilmesine katkı sağladığı da birçok uzman tarafından belirtiliyor.

Yürüteçin Zararları

Vücudu daha yerçekimine karşı dik durmaya hazırlıklı olmadığından yığılarak duracağı için kifoz ya da skolyoz gibi omurga eğriliklerine neden olabilir.

Ayak yapısı henüz hazır olmadan bastırıldığı için ayak deformiteleri oluşabilir.

Kalça yapıları tam gelişmeden, tüm vücut ağırlığının simetrik ya da asimetrik olarak kalçalara yüklenmesi sonucu kalça problemleri oluşabilir.

Bebek yürüteçte aslında yürümez, ayakları ile iteleme yapar. Bacak boyu kısa geldiği ve tam basmayı bilemediği için parmak ucuna basar ve bu alışkanlığa neden olabilir . Böylece ilerde yürüdüğü zaman parmak uçlarında yürüyebilir.

Bebeğini kaşla göz arasında masa örtülerini tutup çekerek masa üzerindeki ağır cisimleri üzerine düşürür veya çeşitli tehlikelere maruz kalabilir.

Amerika Birleşik Devletleri`nde yapılan araştırmalarda 1-12 ay arasında geçirilen kafa travmalarının nedenleri arasında, yüzde 90 oranında yürüteç kazaları tesbit edilmiştir

İlla ki yürüteç kullanmak istiyorsanız da mutlaka  8. aydan önce bebeklerinizi yürütece bindirmemek konusunda dikkatli olun.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

ÇOCUKLARA TUVALET EĞİTİMİ VERİLİRKEN UYULMASI GEREKENLER


5/12/2009 · Kategori: _ocuk

Tuvaletini söylemeyi hâlâ beceremiyor mu? Çocuğunuz bu eğitime geç hazır olanlardansa endişelenmeyin. Vakti gelmeden bezi bırakması için zorlamanın hiçbir anlamı yok

Çoğu anne baba çocuklarına tuvalet eğitimi verme konusuna endişeyle yaklaşır ama eğer zamanı iyi ayarlarsanız bu işin üstesinden gelmek hiç de zor olmaz. Çocuklar bu alandaki gelişimleri açısından çeşitlilik gösterir. Bunun için ‘doğru’ bir yaş yoktur ama 18 ile 30. aylar arası başlamak için uygundur. İşte tuvalet eğitimine başlayacağınız zamanı gösteren ipuçları… Eğer size bezinin ıslak veya kirli olduğunu söylüyorsa, Siz tuvalete gittiğinde merak edip sizinle geliyor ve sizi taklit etmek istiyorsa, Çiş ya da kaka yapacağı zaman farkına varıyorsa (tuvaleti veya lazımlığı kullanmaya başlamadan önce bir uyarıya ihtiyacı olacaktır.)

NASIL BAŞLAMALI?
Çocuğunuz dışarıda ve ince kıyafetlerle olacağı için tuvalet eğitimine hava sıcakken başlamakta fayda var; ayrıca balkonlar halıdan daha kolay temizlenir. Bununla birlikte çocuğunuz kışın hazırsa hiç beklemeyin. Eğer bir lazımlık almadıysanız, almaya beraber gidin ve onun üzerine oturup seçmesini sağlayın. Ona lazımlığı gösterin ve ne işe yaradığını anlatın, denemek isteyip istemediğini sorun. Bu fikirden hoşlanmazsa bırakın çünkü bu, ona zorla öğretebileceğiniz bir beceri değildir. Sizin göreviniz, o bağırsakları ve mesanesi üzerinde kontrol sağlamaya başlayınca onu cesaretlendirmek ve kazalar olduğunda kendini kötü hissetmemesini sağlamaktır. Baskı yapmak ters etki yaratır ve bu sürecin daha da uzamasına neden olur. Eğer lazımlığı kullanma fikrinden hoşlandıysa, bezini çıkartın ve ne olacağını görmek için onu lazımlığa oturtun. Bazı çocuklar bezleri çıkarılınca çiş yapabilir ve eğer çocuğunuz da çiş yaparsa, isteyerek yapmış olsa da olmasa da onu övün. Böylelikle bu davranışı tekrar yapmak isteyecektir. Eğer çişini yapmazsa biraz sonra tekrar deneyin. Eğer bezini çıkarmazsanız yerleri ve eşyaları koruyabilirsiniz ama tuvalet ihtiyacı konusunda bilinçlilik kazanması açısından pek faydalı olmaz. Eğer normal bir pantolon giydirirseniz veya hiçbir şey giydirmeden çıplak bırakırsanız kaçınılmaz olarak kakasını yapacaktır. Böylelikle bir dahaki sefer lazımlığı kullanmasını söyleyebilirsiniz. İstekliyse ara sıra onu oturtabilirsiniz, büyük olasılıkla çişini yapmaya alışacaktır. Eğer yaparsa onu övün ve ödüllendirin. Kazara altına kaçırdığında (ki çok kaçıracaktır), olayı büyütmekten kaçının. Bazı çocuklar lazımlığa veya tuvalete kaka yapma konusunda gerilebilir ve lazımlığa çişlerini yapabildikleri halde kaka yapmak için bez bağlanmasını isteyebilirler. Eğer çocuğunuz da böyle hissediyorsa kakasını tutup kabız olmaması için bezini bağlayın. Cesaretlendirmeyle, kestirme yoldan, yani lazımlığın içine bez koyarak kaka yapmasını sağlayabilirsiniz. Ona zaman tanıyın ve endişelenmeyin; eninde sonunda yapacaktır.

YAPIN!
bullet Tuvalet eğitimi Lazımlık kullanan diğer çocuklarla vakit geçirin, akran baskısı mucizeler yaratabilir.
bullet Tuvalet eğitimi Tercih ederse tuvaleti kullanmasına izin verin. Klozetin üzerine takılan ve yükseklik ayarı yapılabilen oturaklar alabilirsiniz.
bullet Tuvalet eğitimi Aklına gelmeyeceği için sık sık lazımlığı hatırlatın.
bullet Tuvalet eğitimi Çocuğunuz evde uyanıkken altını tutmayı öğrenene kadar dışarı çıkarken ve uyurken altına bez bağlayın.
bullet Tuvalet eğitimi Oyuncak ayısının da oturabilmesi için bir lazımlık daha alın. Böylelikle çocuğunuz cesaretlenebilir.

YAPMAYIN!
bullet Tuvalet eğitimi Tuvalet eğitimine başlamadan önce yeni koltuklar almayın!
bullet Tuvalet eğitimi Tuvalet eğitiminin bir tartışma konusu veya sıkıntı unsuru olmasına izin vermeyin.
bullet Tuvalet eğitimi Altına kaçırdığı için onu azarlamayın.
bullet Tuvalet eğitimi Gün içinde güvenilir gibi gözükse de geceleri bezini bağlamamazlık yapmayın. Çoğu çocuk üç yaşına gelmeden önce geceleri bezsiz yatmaya hazır değildir.


Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

ÇOCUĞUNUZA BAKICI SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMELİSİNİZ?ÇOCUK BAKIS


27/10/2009 · Kategori: _ocuk

Çocukları için doğru çocuk bakıcısını bulmak anne-babalar için en zor deneyimlerden biridir. Çocuklarını çalışarak büyüten anneler, çocuklarını bir bakıcıya emanet etmenin yaşamlarındaki en zor tecrübelerden biri olduğunu söylerler. Aileler, çok zor olan çocuk bakıcısı arayışı ve doğru bakıcıya karar verme süreçlerinde belli noktalara dikkat ederlerse kendileri ve çocukları için en sağlıklı seçimi kolaylıkla yapabilirler.
Öncelikle, aileler, çocuk bakıcısı aramaya başlamadan önce bakıcıda aradıkları özellikleri ve bu özelliklerin önem derecelerini belirlemeliler. Bakıcıyı hangi kanaldan bulmak istediklerine karar verdikten sonra, kendilerine aracılık yapan kişilerle de aradıkları temel özellikleri paylaşmalılar. Anne-babalar, çocuk bakıcısı ile görüşmeyi birlikte yapmalı, bakıcının ne zaman çalışmaya başlayacağına, bakıcının iş tanımına ve bakıcıdan neler beklediklerine birlikte karar vermelidir. Bakıcı arayışına girmeden önce, çocuğa akrabalardan birinin bakıp bakmaması konusu konuşulmuş ve bu konudaki kesin karar da verilmiş olmalıdır. Bazı eşler bu konularda birbirleriyle yeterince açık konuşamamaktadır. Eşlerden biri çocuğuna bakıcının bakmasını uygun bulurken, bir diğeri çocuğa annesinin bakmasını isteyebilir; bu gibi kararlar bakıcı arayışı başlamadan verilmelidir. Bu konular önceden konuşulmazsa, karar verme sürecinde veya bakıcıyla görüşme sırasında gönülsüz eş nedeniyle anlaşmazlık yaşanabilir. Çocuğa bakmasına karar verilen kişi bir akraba olabilir, bu durumda aşağıdaki koşulların karşılanmasına dikkat edin;

Bu kişinin çocuğunuza bakmaya gerçekten gönüllü ve uygun olduğundan emin olun,

Bu kişiden çocuğunuza mümkünse kendi evinizde bakmasını isteyin,

Çocuğunuzun geceleri ve hafta sonları sizinle kalmasını sağlayın,

Bu kişiye çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm beklentilerinizi açık bir şekilde ve anne-baba biraradayken bildirin.

Çocuğunuza bakan kişi ister bir akraba veya aile büyüğü olsun, isterse bir çocuk bakıcısı olsun, çocuğunuzun kendi evinizde bakılmasını sağlmanız daha uygun olur. Kendi evinizde temizlik, düzen ve hijyen kurallarını daha kolay koyabilir ve uygulanmasını daha kolay sağlayabilirsiniz. Ayrıca, çocuğunuzun yaş dönemine ve dönemsel gelişimine göre karşılaşabileceği tehlikelere karşı önlem alabilmeniz de daha kolaylaşır. Örneğin emeklemeye başladığında, prizler veya mutfak çekmeceleriyle ilgili önlem almanız gerektiğinde, bunu kendi evinizde yapmanız daha kolay olur. Başka bir evde, even giren çıkan kişileri kontrol edemezsiniz, ancak kendi evinizde bu tip bir kontrolünüz olabilir. Tüm bunların dışında, çocuğun kendi oyuncaklarından ve evinden ayrı kalmaması, kendini güvende hissetmesi açısından da önemlidir.
Çocuğunuza bakmasına karar verdiğiniz kişinin normal koşullarda çocuğunuz 3 yaşına gelene kadar sizinle çalışmayı düşünüp düşünmediğini öğrenin. Böylece, çocuğunuz kreş yaşına gelene kadar bakıcı değiştirmek zorunda kalmazsınız. Çocuğunuza bakacak kişi akrabanız da olsa bunu onunla konuşmalısınız; çünkü çocukların sık bakıcı değiştirmeleri doğru değildir. Çocuk yetişkine bağlanır ve onunla duygusal bağ kurar, bebeklik döneminde sık sık değişen bakıcılar çocuğun psikolojisi açısından sağlıksızdır. Ayrıca, her defasında yeni birine alışmaya çalışmak çocuk için de, anne-baba için de yorucudur.

Her ailenin çocuklarına bakıcı ararken belirledikleri özellikler farklıdır, ancak, ailelere hatırlatma olması bakımından, çocuk bakıcısı ararken dikkat edilmesi gereken noktalar aşağıdaki gibi sıralanabilinir;

*Temiz, düzenli ve dürüst olmasına,

*Aile yaşantısının düzenli olmasına,

*Dakik ve elinin çabuk olmasına,

*Sevecen ve güleryüzlü olmasına,

*Esnek ve hoşgörülü olmasına, katı-kuralcı olmamasına,

*Yeniliğe ve değişime açık olmasına, sabit fikirli olmamasına,

*Sorumluluk ve insiyatif sahibi olmasına,

*İletişim becerisinin olmasına,

*Kişilik olarak bakılacak çocuğun annesine benzemesine,

*Sabırlı olmasına,

*Eğitimli, kendini yetiştirmiş ve bilinçli olmasına,

*Çocuğu ya da işe devamını etkileyecek bir rahatsızlığının olmamasına,

*Sigara içmemesine.
Çalışacağınız bakıcıya karar vermeden önce mümkünse bakıcıyı evinde ziyaret edin, kendi çocukları varsa onlarla ilişkisini gözlemleyin. Unutmayın, bir bakıcı, sizin çocuğunuza en fazla kendi çocuklarına davrandığı kadar iyi davranabilir. Sizin çocuğunuza, kendi çocuklarına davrandığından daha vicdanlı ve merhametli davranamaz, sizin çocuğunuzu, kendi çocuklarını sevdiğinden daha fazla sevemez.
Ayrıca, bakıcının varsa referanslarıyla ve komşularıyla görüşün, nüfus cüzdanı örneği vb. gerekli belgeleri temin edin.

Çocuğunuza bakmasına karar verdiğiniz kişinin çocuk bakıcılığı için gerçekten yeterli ve uygun olduğundan emin olun. Bunun için gerekirse, bu konuda çalışan, kişillik testleri uygulayan veya çocuk bakıcılarıyla görüşmeler yapan bir psikologdan yardım alabilirsiniz. Koşullarınız gerektirmiyorsa, bakıcının yatılı kalmasını talep etmeyin. Bakıcının yatılı çalışması gerekiyorsa, çocuğunuzla akşamları siz ilgilenmeye çalışın. Çalışan kişinin sosyal ortamından ve ailesinden sürekli ayrı kalması onun sağlığı açısından çok sağlıklı değildir. Bakıcının çalışma düzenini ve iş tanımını önceden belirleyin, çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm beklentilerinizle birlikte açık bir şekilde ve anne -baba biraradayken konuşun. Bakıcıdan performansının üzerinde beklentilerinizin olmamasına dikkat edin, ona kendi evindeki gibi rahat edebileceği bir ortam yaratmaya çalışın. Ailedeki herkesin çocuğunuzun bakıcısına sevgi ve saygıyla yaklaşmasını sağlayın. Bu kişinin en kutsal mesleklerden birini icra ettiğini herkese hatırlatın.

Çalışan bir anneyseniz, işe başlamadan önce yeterli bir süre çocuğunuza bu kişiyle birlikte bakın. Çalışmaya başlamadan önce aşamalı olarak günün belirli saatlerinde evden uzaklaşarak çocuğunuzu bu uzun süreli ayrılığa yavaş yavaş alıştırın. Birlikte çalıştığınız kişiyi yeterince tanımadan çocuğunuzu bırakmak zorunda kalırsanız, sık sık evinizi arayarak evde herşeyin yolunda olduğundan emin olmaya çalışabilirsiniz veya komşularınızdan, akrabalarınızdan birinden arada bir eve uğramasını rica ederek çocuğunuzu kontrol etmelerini rica edebilirsiniz.
ebeveyniz.biz'den alıtıdır.
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

BEBEKLER İÇİN EN ÖNEMLİ VİTAMİN HANGİSİDİR?


25/10/2009 · Kategori: _ocuk

 

B12 vitamini eksiliği olan kadınların, beyin ya da omurilik defekti gibi kusuru bulunan bebek dünyaya getirme riski yüksek çıktı.

İrlanda ve Amerikalı araştırmacılar İrlandalı kadınlardan topladıkları ve depoladıkları kan örneklerini analiz etti. Kandaki B12 vitamini ve folik asit seviyesini ölçtüler. Bunu kontrol grubu kadınlardan alınan kan örneklerindeki seviye ile karşılaştırdılar.

Araştırmacılar, B12 vitamini eksikliği olan kadınların en az yüzde 2,5 kat daha fazla nöral tüp defektine sahip bebek doğurduklarını tespit etti.

B12 vitamini ette ve hayvansal gıdalarda daha yaygın olduğu için vejetaryenlerde vitamin eksikliği daha çok görülüyor.
Dr. Duane Alexander, "B12 vitamini sinir sistemi faaliyetleri ve kırmızı kan hücrelerinin üretimi için zorunlu. B12 vitamini eksikliği olan kadınların sadece kendilerinde sağlık problemleri görülmüyor. Bu eksiklik çocuklarının ciddi doğumsal kusurla doğması riskini artırabiliyor " dedi.
Bugün
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::